Abdurrahman Hibri (1604-1659)
Hibri, Mayıs 1604 yılında Edirne’de doğmuş olup
çocukluk yıllarını kentimizde geçirmiştir. Asıl adı Abdurrahman olup, sonradan,
döneminin kurallarına uyarak büyük bilgi, hoca ve mürekkep satıcısı anlamına
gelen “Hibrî” takma adını almıştır.
Babası, Edirne'nin tanınmış müderrislerinden Salbaş lakabıyla ünlü Habbazzade Hasan Efendidir. Abdurrahman Efendi babasına nisbetle Salbaşzade olarak da anılmıştır.
İlköğrenimini de Edirne’de gören Hibrî, yüksek medrese öğrenimini İstanbul’da tamamlayıp belli basamakları atladıktan sonra hocalık sınıfına geçmiştir. Hibrî, önce Edirne Emir Kadısı, sonra da 1636 yılında Dimetoka’daki Oruç Paşa Medreselerine müderris olmuştur. Daha sonraları H:Cemaziyel evvel 1049-M:Eylül 1639’dan itibaren sırasıyla Edirne İbrahim Paşa, Saraciye, Eminiye, Taşlık, Câmi’i Atik ve Üç Şerefeli Medreselerine ve nihayet H:1069-M:1658 yılında da Dârü’l Hadis’e müderris olmuştur.
Hibri, Osmanlı döneminde yazılan ilk şehir tarihi kitabı olan "Enisü'l Müsamirin -Edirne Tarihi-" adlı eserin yazarıdır. Hibri bu eseri için
“ uzun kış gecelerinde yapılacak dost sohbetlerine vesile olur” diyerek kitabın
adını «Enis-ül Müsâmirin» koymuştur.
Edirne’nin 1360-1650 yılları arasındaki gelişimini
fetih döneminden itibaren anlatan ve XIV Bölümden oluşan eser üzerine Sevim
İlgürel tarafından 1972 yılında bir doktora tezi hazırlanmıştır. Ayrıca eser
Dr. Ratip Kazancıgil tarafından 1996 yılında Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne
Şubesi tarafından günümüz Türkçesiyle yayımlanmıştır.
Mezar taşı hitabesindeki bilgiye göre de, H:1069-M:1659
yılında vefat etmiş ve Edirne’nin Yıldırım semtindeki kabristana
defnedilmiştir.
Abdurrahman Hibrî tarafından yazılan “Enis-ül Müsamirin” adlı eser, değerli hocamız Yrd.Doç.Dr.Ratip Kazancigil tarafından 1996 yılında latin alfabesine çevrilerek Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi tarafından yayımlanmıştır. (Bilar, 2019, s.35)
Bugün yayımladığı eserleri birçok araştırmacıya ve bilim insanına ışık olmaktadır.
Bazı tarihçiler yayımladıkları kitaplarında Hibri’nin mezarı’nın farklı yerlerde olduğunu belirtse de Ratip Kazancıgil hocamızın önderliğinde yapmış olduğumuz çalışmalarda mezar taşı Yıldırım mezarlığında yerde gömülü bulunmuştur.
Mezar taşının okunması sonucunda, bulunan mezar taşının Abdurrahman Hibri’ye ait olduğu tespit edilmiştir. Mezar taşı üzerindeki yazılar, Yrd. Doç. Dr. Mehtap Cömert tarafından ayıngere çekilmiştir. Cengiz Varnatopu döneminde mezarlık düzenlemesi yapılmış, mezarlığa ayrı bir giriş ve yol inşa edilmiştir. Edirne Belediye Binası’nın yapılışının 100. yılı programı kapsamında, Yıldırım Mezarlığı’nda Abdurrahman Hibri’nin mezarı dualarla ziyarete açılmıştır.
Uzun süre bakımsız bir şekilde kalan mezarı Haziran 2021 tarihinde bazı kişilerce mezar duvarları üzerindeki demirler çalınmıştır. Bu demirleri çalmak için uğraş veren hırsızlar mezar duvarlarını da kırmışlardı.
Konu hemen tarafımdan kentin yöneticilerine sözlü ve yazılı olarak detaylı olarak iletilmişti.
Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Edirne Belediye Başkanlığına 15.12.2023 tarihinde kabrin onarımı ile ilgili yazı gönderilmiştir.
Ancak yapmış olduğum ısrarlı takibe rağmen konu ile ilgili gelişme olmamış ve kabrin bütçe yetersizliğinden yapılamadığı ilgililer tarafından tarafıma iletilmişti.
Ancak yapmış olduğum ısrarlı girişimler ve Edirne Belediye Başkanlığı Mezarlıklar Müdürlüğü'nün 2025 yılı içerisinde doğal olaylardan meydana gelen kırılmalar ve kayıp kaçak şu giderlerin azaltmak için mezarlıklarda bulunan çeşme ve mezarlar için doğrudan temin ile mezarlıklarda onarılması gereken mezarların onarımı çerçevesinde mezarın kenar demirlerinin çalınması sırasında harap olan ve kenar duvar taşları toplatılmıştır. Toplanan duvar taşları mezarın duvarına dizilmiştir. Harap durumda olan mezar taşı kaidesi de mezar taşına zarar verilmeyecek şekilde özel teknik ile yapılmış olup mezarlığın başında bulunan kitabesindeki yazılar boyanmıştır. Mezar kabri etrafındaki ağaç dalları da kesilmiştir. Ancak mezar kabrinin girişi ve yolu bütçe yetersizliğinden yapılamamıştır. 2026 yılı bütçesinden yapılacağı belirtilmiştir.
Abdurrahman Hibri, Osmanlı döneminde ilk şehir tarihini yazan bir müderris olması ve bu şehir tarihini de Edirne üzerine yazmasının değer ve kıymetinin bilinmeyişi çok üzücüdür.
Bugün kentimizin şehir tarihine büyük hizmetler yaparak birçok araştırmacıya ışık tutan Hibri'nin mezarını onaracak parayı uzun süre bulamamamız ne kadar acı değil mi?
Bu da Edirne’nin ayıbı olsun…
Mekanı cennet olsun. O eserleriyle kitap raflarında ışık olmaya devam ediyor.
Derleyen: Ender Bilar- www.enderbilar.com
