Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Meydan Mahallesi Kadir Paşa Mektep Sokak üzerindedir. Edirne'de
ilk müze, Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle 1925 yılında Selimiye Camii Dar-ül
Tedris Medresesi'nde, Dr. Rifat Osman, Arif Dağdeviren ve Necmi İğe tarafından
kurulmuştur. Başlangıçta bu müzeye Arkeoloji Müzesi denilmekle birlikte, müzede
değerli etnografik eserler ve mezar taşları da yer almaktaydı. Osmanlı
İmparatorluğuna 88 yıl başkentlik yapan Edirne'de saray, halk sanatlarını
etkilemiş ve etnografya açısından zenginlik kazandırmıştır. Bu nedenden dolayı
ikinci bir müzeye ihtiyaç duyulmuştur. Etnoğrafya adı altında ikinci bir bölüm
yine Selimiye Camii avlusu içinde bulunan Dar-ül Kurra Medresesinde, Edirne'nin
kurtuluşunun on üçüncü yılında, 25 Kasım 1935 yılında açılmıştır.
Geçen süre içinde Edirne'de yeni bir müze binası ihtiyacı
duyulmuş ve Yüksek Mimar İhsan Kıygı taraından hazırlanan projeye göre yapılan
yeni müze binası, 13 Haziran 1971 yılında "Arkeoloji ve Etnografya
Müzesi" adıyla hizmete açılmıştır. Dar-ül Tedris Medresesi'ndeki müzeye de
"Türk İslam Eserleri Müzesi" adı verilmiştir.
Günümüzde de Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak hizmet
veren bu binanın Arkeoloji Bölümünün bahçe girişinde, Roma dönemine ait
lahitler, dolmen ve Menhirler; hemen arkasında Osmanlı Dönemi’ne ait mezar
taşları sergilenmektedir. Bahçede ayrıca, Helenistik, Roma ve Doğu Roma
dönemlerine ait sütun başlıkları, heykeller ve Osmanlı Dönemine ait su kültürü
ile ilgili olan Edirne’nin balıklı havuzları ve kuşlukları sergilenmektedir.
Arkeoloji
Bölümünde sergileme Paleontolojik döneme ait fosillerle başlar. Edirne ve
yakın çevresinde bulunan, 3. Zaman sonuna ait gergedan ve at türünden
hayvanların defans, çene kemiği, diş ve omurlarına ait parçalar bulunmaktadır.
Ayrıca günümüzden 30 milyon yıl önce Miyosen Döneme ait fosiller ile diğer
deniz hayvanları fosilleri de burada sergilenmektedir.
