Dertli Mustafa Bey
Asıl adı Süleyman Cemil olan “Dertli Mustafa Bey” İpsalalı olup 1861(H.1277) yılında doğdu. Edirne Vilayeti İdare Meclisi Üyesi idi.1
Kendisi Kadirhane Sokağı’nda bulunan -Bugünkü Zorlutuna Konağı diye bilinen- konağı ile Sevindik Fakih Mahallesi -Bugünkü
Sarıca Paşa Mahallesi- sınırları içindeki bir çok binanın sahibi idi. Aynı
zamanda Yahşi Fakih2 -Avarız köyü yolu çevresiyle Tarım Cezaevi
arazisini içine alırdı.- Çiftliği’nin de sahibi idi. Dertli Hacı Mustafa Bey’in
ünü, oğlu Hacı Nuri Bey’in ölümü ile bütün Trakya Bölgesi’ne yayıldı.
Hacı Nuri Bey, özel eğitim görmüş genç bir
matematik öğretmeni idi. Edirne Ressamı ünlü Şehit Hasan Rıza Bey’in kurduğu
özel Numune-i Terakki İdadîsi’nde öğretmenlik yapıyordu.3 Dağdeviren
Zâde Mehmet Ağa’nın torunu olan Hacı Nuri Bey, yaklaşık 25 yaşlarında iken
Yahşi Fakih Çiftliği’nden bir arazi meselesi nedeniyle Bulgar Komitacıları
tarafından kaçırılarak 10 bin sarı lira fidye istenmişti. Edirne Valiliği, 2.
Ordu Komutanlarından Deli Şükrü Bey namıyla ünlü bir Tüm Generali komitacılar
üzerine gönderince, eşkiyalar Nuri Bey’i bıçaklayarak bir hendeğe atarak
kaçmışlardı.4 Yapılan sıkı takip sonunda 10 kişilik eşkiyadan 7si
ölü 3ü sağ yakalanmıştı.5 Eşkiyalara mahkeme sonunda idam kararı
verildi. Birisi bugünkü Merkez Bankası Müdürlüğü binası yerinde, bir diğeri
Eski Cami önünde ve üçüncüsü de Zindanaltı Meydanı’nda asıldılar. Hacı Nuri Bey
hendeğin içinde 3 bıçak darbesiyle ölüme terkedilmiş bir vaziyette bulundu ve
ancak 2 saat yaşayabildi. Cenazesi İstanbul’dan gelen Vezir, Paşa ve Yabancı
Ülke Konsolosları’nın katıldığı geniş bir kortejle Beylerbeyi Mezarlığı’na
defnedildi.
Dertli
hacı Mustafa Bey oğlu Nuri Beyi’ de hacca götürmüştü. Hacı Nuri Bey’in ölümü
üzerine, Dertli Hacı Mustafa Bey içine kapanarak,1922 yılına kadar onun acısıyla yaşayıp öldü. O tarihlerde
Saraçhane başında bulunan -Ne zaman yapıldığı ve kimin yaptırdığı bilinmeyen- çeşmeyi 1906 (H. 1324)6 yılında
onarımdan geçirerek halkın hizmetine açmıştı. Çeşmenin düzenlenmesinden
sonra adı Dertli Mustafa Bey’le anıldı. Çeşme daha sonraları tekrar onarımdan
geçirilerek, Ayşekadın semtinde eski Edirne Otogarı içinde hizmete sokuldu.7
Çeşme aynı yerde bırakıldı. Çeşmenin bire bir aynı ölçüleriyle yapılan örneği Vilayet
Bahçesi’nde inşa edildi. Kesme taştan yapılmış ilginç ve ender güzelliğe sahip
bir Meydan Çeşmesiydi.
Dertli
Hacı Mustafa Bey’in kızı Rukiye Tıflı Hanımefendiyle devam eden soy ağacı
Edirne Yöre Dergisi’nde yayınlanmıştır.8
Dertli Hacı Mustafa Bey Çiftliği, Trakya Umum Müfettişi Kazım Dirik tarafından hazırlanan bir plan gereğince istimlak edilerek Açık Cezaevi’ne9 tahsis edilmişti. Sonraki yıllarda çıkarılan 4738 Sayılı Kanun gereğince Dertli Mustafa Bey’in Çiftliği’nin bir bölümü yeniden istimlak edildi. Çiftçiyi Topraklandırma Tüzüğü10 gereğince Yeniimaret ve Yıldırım Mahallesi Sakinleri ile Avarız ve Sarayakpınar Köyleri’ne yerleştirilen Romanyalı göçmenlere dağıtıldı.11 Hatta, bu topraklar aile içindeki birey sayısına göre dönüm üzerinden tahsis edilip, her aileye ayrıca 2 dönüm de harmanlık yer verilmişti. Çok ucuza ve 20 yıl vadeli olan bu arazi tahsislerinin bedelleri T.C. Ziraat Bankası’nda açılan bir hesaba yatırıldı. Yine 1938 yıllarında icrada satılan Dertli Hacı Mustafa Bey Konağı’nı Salih Zeki Zorlutuna aldı. Önceleri konut olan bu konak daha sonraları sırasıyla; Ana Çocuk Sağlığı, Öğrenci Yurdu, Otel, tekrar Yurt ve bahçesi de park olarak Edirne’ye hizmet verdi.
Edirne
halkı Zorlutuna Konağı ile Şevket Süreyya Aydemir ve o konakta Bahçıvan olan babasını
birlikte anımsar. Ancak Şevket Süreyya babasının gözleri kör olunca, Dertli
Mustafa Bey’in Konağı’ndan atılmasını hiç unutmamıştır. Suyu Arayan Adam isimli
eserinde Hacı Nuri Bey’in Konağa getirilen cesedini acılı sözlerle anlatır. Kendisi en son 1974
yılında Edirne’ye gelir ve otel olan bu konakta anılarıyla birlikte geceler.12
Dertli Hacı Mustafa Bey bir efsane olarak Edirne’de hep yaşayacaktır.
Ruhu şad olsun.
Kapak Fotoğrafı: ChatGPT Image
