Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali

Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali

Günümüzde bir şenlik ve tören havası içinde yapılan yağlı güreşlerinin en önemlilerinden biri de Edirne’nin Sarayiçi Er Meydanında gerçekleştirilen Kırkpınar Yağlı Güreşleridir.  1357 yılında Orhan Gazi’nin Rumeli’yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında oğlu Süleyman Paşa askerleriyle Edirne’yi geçici ele geçirdikten sonra Edirne civarında keşif akınına çıkar. Öncü birlik geri döner ve bugün Yunanistan’ın topraklarında kalan Semavine de mola verir. Kırk yiğit burada güreşe tutuşur. Saatlerce süren güreşlerde adları Ali ile Selim olan kardeşler yenişemez. Daha sonra Ahı köy yakınında aynı çift yeniden güreşe tutuşur. Ancak yine yenişemez ve solukları kesilerek oldukları yerde can verirler. 1361 yılında Edirne’yi feth eden I. Murat, verdiği emir ile aynı yılın yazında kırk yiğit akıncı anısına bir güreş düzenler. Bu düzenlenen güreş, “Kırkpınar Güreşleri” adıyla tarihe geçmiştir. Bundan sonra her yıl “Hıdırellez Günü”, “Kırkpınar Güreşleri” yapılması gelenek haline gelmiştir. Yunanistan’ın sınırları içinde yer alan Semavine de gerçekleştirilen bu güreşler, Kurtuluş Savaşının ardından Edirne’nin Sarayiçi mevkiinde her yıl Edirne Belediyesinin organizasyonu ile gerçekleştirilmektedir.

Kırkpınar güreşlerinin tekrar başlatılması için altı arkadaş ön ayak olmuştur. Şevket Ödül, Ekrem Demiray, Tevfik Sülün, Nazım, Mehmet ve Şazi adlarındaki bu kişiler, Edirnelilerin mesire yerlerinden olan Sarayiçi’nde 18 Mayıs 1924 tarihinde yeniden Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni başlatmışlardır. Bu güreşlerden önce de 1923 yılında yine Sarayiçi’nde Türk Ocağı tarafından bir eğlence düzenlenmiş, bu eğlencenin içinde de meşhur pehlivanlarımızdan Adalı Halil’in yönetiminde güreş müsabakaları gerçekleştirilmiştir.

1925 yılında “Kırkpınar Güreşleri” adını da alarak zamanımıza kadar gelen Kırkpınar, eski yıllarda ramazan ayı hariç mutlaka Hıdırellez etkinlikleri çerçevesinde yapılmaktaydı.  Sarayiçi bu aylarda su altında kaldığı için daha sonraki dönemlerde Haziran ve Temmuz aylarında yapılarak günümüze kadar gelmiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında “Kırkpınar Panayırı” olarak adlandırılan etkinlikler daha sonraki yıllarda “Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri” olarak devam etmiştir. 1966 yılından itibaren dönemler içinde “Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Şenlikleri” ile “Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Şenlikleri ve Kültür - Sanat Etkinlikleri” adı altında düzenlenerek bugünlere gelmiştir.

Çocuk Esirgeme Kurumu yararına düzenlenen bu güreşler daha sonraki yıllarda özellikle 1938 yılından itibaren C.H.P. Genel Sekreterliği, Halkevi ve Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nün desteği ile yine Çocuk Esirgeme Kurumu yararına düzenlenmiştir. Bu organizasyon biçimi 1950 yılına kadar böyle devam etmiştir. 1950 yılında yapılan seçimlerden sonra organizasyonlar Edirne Belediyesi tarafından gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Edirne Belediye Başkanlığı’nın gayretli çabaları sayesinde “Kırkpınar Yağlı Güreşleri” bugünlere gelebilmiştir. Dönemler içinde Edirne Valileri ile Edirne Belediye Başkanları Kırkpınar Yağlı Güreşlerini panayır havasından kurtarmak, ulusal veya uluslararası bir fuar etkinliğine dönüştürmek amacıyla çeşitli projeler üretmişlerdir.

Dünyanın en eski geleneksel spor faaliyetlerinden biri olan “Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri”, 2008 yılında “Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Ödülü”nü kazanırken, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Edirne Belediyesince yürütülen çalışmalar neticesinde 16 Kasım 2010 tarihinde “Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali” adı ile “UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi”ne dâhil edilmiştir.

İnsanların yakınlaşması ve dayanışması bakımından önemli bir toplumsal işlevi olan güreş etkinlikleri, ülkenin birçok yöresinden gelen pehlivanları ve onları izlemeye gelenleri bir araya getirmektedir. Kırkpınar Yağlı Güreşlerini salt bir sportif eylem olarak görmemek gerekir. Ülkenin çok değişik yerlerinden gelen ve başarılı olmaya çabalayan pehlivanlar için Kırkpınar, hem kendini gösterme hem de toplum içinde iyi bir yere sahip olmanın mücadelesini simgelemektedir. Bir yıl boyunca Türkiye’nin Başpehlivanı olmak için çalışan ve Türkiye’nin dört bir köşesinden başarılı olmayı hedefleyen pehlivanlar için tarihi Sarayiçi, hem kendini gösterme hem de toplum içinde iyi bir yere sahip olma mücadelesini gerçekleştirdiği “Er Meydanı” dır. 

 Kırkpınar’ı diğer güreş etkinliklerinden ayıran, yüzyıllardır geleneksel görünümünü koruyan iç içe girmiş bir kültürel yapıda olmasıdır. Köklü bir kültürel geleneğin bireyler, gruplar ve topluluklar tarafından sürdürülmesi, Somut Olmayan Kültürel Dünya Mirası anlayışının yaygınlaşmasına bu açıdan da katkıda bulunmaktadır. Belediye Başkanı Kültür ve Sanat Danışmanı Ender Bilar tarafından gerçekleştirilen "Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali Sayısallaştırma Projesi" kapsamında Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile ilgili yazılı, sözlü, görsel ve elektronik belgeler sayısallaştırılarak bir veri tabanında toplanmıştır.  Mayıs 2014 tarihinde kurulan “T.C. Edirne Belediye Başkanlığı Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali Bilgi ve Dokümantasyon Merkezi” çatısı altında yürütülmesi sağlanmıştır.

Sonuçta yüzyıllardır süregelen tarihi spor geleneği “Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali” ile ilgili  geçmişten günümüze gelen tüm arşiv belgeleri Edirne Belediyesi’nin WEB sunucusu (www.edirnekirkpinar.com) üzerinden tüm dünya ile buluşmuştur.

Bu proje bir taraftan Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin tanıtımına katkı yaparken diğer taraftan da, Müze Kent Edirne’nin değerlerinin taçlandırmaktadır.

Yüzyıllardır süregelen ve T.C. Edirne Belediyesi'nin önemli organizasyonlarından olan “Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali” yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam etmektedir.

Kültürel Miras, bir toplumun üyelerine, ortak geçmişlerini anlatan, aralarındaki dayanışma ve birlik duygularını güçlendiren bir hazinedir. (Çekül, 2013)


Foto: Servet Çınar

 

Ender Bilar – www.enderbilar.com