Selimiye Cami ve Külliyesi

Selimiye Cami ve Külliyesi

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimizde "Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu" biçiminde karşılanmıştır.

UNESCO Misyonunu insanlığın zihninde barışı eğitim, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, kültür ve bilgi ve iletişim aracılığıyla inşa etmek olarak tanımlamaktadır.[1]

 Birleşmiş Milletlerin uzman kuruluşu olan UNESCO, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1946 yılında kurulmuştur. UNESCO Kuruluş Sözleşmesi 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir. Türkiye, bu yasayı imzalayan ilk yirmi devlet arasında onuncudur. UNESCO Sözleşmesi, ülkemizde 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onanmıştır.

Gerçekleşen bu onamanın ardından UNESCO kuruluş yasasının 7. maddesi gereğince UNESCO Genel Direktörlüğünün ülkemizdeki tek ve yasal temsilcisi niteliğinde olan UNESCO Türkiye Millî Komisyonu (UTMK) 25.08.1949 tarihinde faaliyete geçmiştir.[2] UNESCO’da 195 Üye Devlet ve 10 Ortak Üye Devlet bulunmaktadır.[3]

1972 tarihli UNESCO, “Dünya Doğal ve Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi”ne göre “Olağanüstü Evrensel Değer” ölçütlerine uyan kültürel ve doğal varlıklar, Dünya Mirası sayılmaktadır. Dünya Miras Listesi’ne girmeye hak kazanan yerler, dünya çapında prestij, statü, turistik ilgi çekme, teknik yardım imkanı elde edebilmektedir.[4]

“Selimiye Camii ve Külliyesi”, T.C. Edirne Belediye Başkanlığı’nın 2006 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte başlattığı çalışmalar neticesinde, Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi, UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin 19-29.06.2011 tarihleri arasında Paris’te gerçekleştirilen 35. Dönem Toplantısının 27 Haziran tarihli kararı toplantısında alınan 35 COM 8B.37 sayılı karar ile 1. ve 4. kriterler kapsamında 29 Haziran 2011 tarihinde kültürel varlık olarak Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmiştir.[5]

Selimiye Camii, Sultan II. Selim tarafından H: 976-M:1568, H:982-M:1574 yılları arasında yaptırılan, Türk-İslâm mimarisinin olduğu kadar dünya mimarlık tarihinin de başyapıtlarındandır.

Mimar Sinan’ın 80 yaşında inşa ettiği ve ustalık eserim dediği bu eser, 9 temel birimden oluşmaktadır. Bunlar, Selimiye Camii, Dar’ül Kurra Medresesi, Dar’ül Hadis Medresesi, Sıbyan Mektebi, Muvakkithâne, Kütüphane, Şadırvanlı avlu ve dış avlusudur. Bu bağlamda, cami’ye gelir getirmek amacıyla yapılan “Arasta Çarşısı” ise III. Murat zamanında mimar Davut Ağa’ya yaptırılmıştır.

İlk Osmanlı Sarayı’nın bulunduğu Sarı Bayır diğer bir deyişle Kavak Meydanı denilen alanda, Edirne kentini taçlandıran ve kentin en görülebilir noktasına inşa edilen Selimiye Cami; konumu itibariyle şehrin dört bir köşesinden rahatlıkla görülebilmektedir. Mimar Sinan’ın bu ustalığı da, mimarlığının yanında önemli bir şehir plancısı olduğunu göstermektedir.  

Ünlü seyyah Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesin de, Cami’nin yapımı için 27.760 Rum Kesesi (yani ortalama 550.000.000 akçe) harcandığını belirtmektedir. (Çelebi, 2006) Camiyi yaptıran II. Selim’in ömrü camiyi görmeye yetmemiştir. Caminin tamamlanmasını göremeden vefat etmiştir.

Edirne Belediye Başkanlığınca yapılan “Selimiye Camii Çevresi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Projesi” UNESCO tarafından onaylanmasına rağmen kurum ve kurullar arasındaki farklı fikirlerden dolayı uzun süre uygulamaya konulamamıştır. Bu Proje kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 'Yemiş Kapanı Hanı' ile ilgili değişik fikirlerin ortaya çıkması nedeniyle durdurulmuştur. Bu nedenden dolayı Selimiye Camii Meydanı ile ilgili atıl kalan alan da 6 yıl boyuncu hiçbir çalışma yapılamamıştır.

Yapılan çalışmalar neticesinde Edirne Belediye Başkanlığınca hazırlanan projenin uygulama sürecini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üstlenmiştir. Projenin uygulanmasına Eylül 2021 tarihinde başlanılmış olup üç etaptan uygulanacak projenin ilk etabının Mayıs 2022 tarihinde tamamlanmıştır. 

Selimiye Cami'nin de restorasyon çalışmalarına 25 Kasım 2021 tarihinde başlanılmıştı. Yapılan çalışmaların ardından Camii, 18 Şubat 2026 günü ikindi namazıyla tekrar ibadete açılmıştır.  

Selimiye Camii ve Külliyesi, Osmanlı klasik kültürünün, Doğu ile Batı arasında bağlantı kuran kültürel sembolü olup kentin mührüdür.


Foto: Enver Şengül

Ender BİLAR - www.enderbilar.com

Kaynakçalar:
[1] https://www.unesco.org.tr/Pages/96/2/UNESCO
[2] Atasoy, Özlem Aydoğdu (2018) Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunmasında İcracı Kurum T.C.Kültür Ve Turizm Bakanlığının Çalışmaları Üzerine Bir Değerlendirme (2006-2016), Türkiye Cumhuriyeti Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkbilim Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, s.;
[3] https://disiliskiler.ktb.gov.tr/TR-22148/unesco.html
[4] https://www.unesco.org.tr/Pages/176/18/Somut-Kültürel-Miras-İhtisas-Komitesi
[5] https://kvmgm.ktb.gov.tr/TR-44434/edirne-selimiye-camii-ve-kulliyesi-edirne.html