Hasan Sezai (Camii) Külliyesi
Hasan Sezai (Camii) Külliyesi, Talat Paşa Mahallesi, Bostan Pazarı Caddesi’nde yer
almaktadır. Külliye alanına giriş iki kapıdan gerçekleşmektedir. Ana kapı,
Bostanpazarı Caddesi üzerindeki iki türbe arasında yer alan kapı olup diğeri de
Kavaklı Tekke Sokak üzerindeki kapıdır. Bu yapı başlangıçta 1486 tarihinde Şah
Melek tarafından Şah Melek Zaviyesi olarak yaptırılmıştır. Günümüzde Gülşenî, Sezâî, Hasan Sezâî Tekkesi adlarıyla bilinen
külliye içinde yer almaktadır. Külliye, camii, iki türbe, şadırvan, çeşme ve
hazîreden oluşmaktadır.[1]
Ahmet
Badi, “Şeyh şık efendi Mısır’dan dönüşünde bu zaviyede Gülşeni ayini yapmaya
başladığını bildirdiğine göre tekkenin adının o zaman Gülşeni Tekkesine
çevrildiği anlaşılmaktadır”. Demektedir. Bina, sonradan Ekmekçi Zade Ahmet Paşa
tarafından noksansız olarak onartılmış ve noksanlarını tamamlatmıştır. Yine
harap olmaya yüz tutan tekke, H:1041-M:1631 tarihinde İsa Dede adındaki kişi tarafından
bina yenilenmiştir. Daha sonra da Şeyh Sezai’nin soyundan gelen Sadık Efendi H:1153-M:1740-41
tarihinde temelinden yıktırıp yeniden yaptırmıştır.[2]
Hasan
Sezâî Camii, cami-tevhithane niteliğinde bir yapıdır. Cami, türbe, şadırvan,
çeşme ve hazire yapılarından oluşmaktadır. Halveti-Gülşenî tarikatının Sezaiyye
kolunun kurucusu ve şair olan Hasan Sezai, H.1151/M.1738 yılında Edirne’de vefat etmiş ve kendi
adıyla anılan bu tekkenin haziresine gömülmüştür. Sezâî-yi
Gülşenî Türbesi eskiden bir sebzeci dükkânı iken Gülşenî’nin vasiyetiyle
kendisinin buraya gömülmesi üzerine türbeye dönüştürülmüştür. Kareye yakın
dikdörtgen planlı, düzgün kesme taştan inşa edilen yapının üzeri pandantifli
kubbeyle örtülüdür.[3]
Günümüze sadece temel kalıntıları ulaşan cami, 1953 yılındaki depremde tamamen yıkılmış;
sadece minaresinin şerefeye kadar olan bölümü ayakta kalmış ve sonrasında
sadece minaresi onarılmıştır. Edirne Vakıflar
Bölge Müdürlüğü Arşivi’nde mevcut 1957 yılına ait fotoğrafına göre cami
güney-kuzey yönünde dikdörtgen planlı, kiremit kaplı, kırma çatılı ve tek
minarelidir.[4]
Mescit
ve tevhithane olmak üzere çift işleve sahip olduğu belirtilen yapının izleri,
2006-2007 yılları arasında yapılan kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılmıştır.[5]
Yapılan kazı çalışmaları sonrasında, Edirne Vakıflar Bölge
Müdürlüğü tarafından, kazı çalışması sonucu elde edilen bulgular ve tarihi
belge ile fotoğraflardan yararlanılarak restorasyon ve rekonstrüksiyon
projeleri hazırlanmıştır. Projelerin Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanmasının ardından restorasyon çalışmaları
başlatılmıştır. Edirne Valiliği İl Özel İdaresi tarafından, tekke çevresinde 2
ayrı parselde bulunan 2 bina kamulaştırılmış ve Vakıflar kullanımına tahsis
edilmiştir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluğu ve denetiminde, Hasan Sezai
Hazretlerinin türbesi onarılmış, alandaki şadırvan ihya edilmiş, yıkılmış
durumdaki mescit yeniden inşa edilmiş ve çevre düzenlemesi
gerçekleştirilmiştir. Külliye içerisine, ihtiyaç duyulan abdesthane ve tuvalet
mekânları da eklenerek[6] 11 Aralık 2015 günü tekrar ibadete açılmıştır.
Dergâh
ana giriş kapısının yanında Hasan Sezâî Efendi’nin türbesi ile türbenin
güneydoğu duvarına bitişik Küçükpazar Çeşmesi; kuzeyinde ise La’li Fenayi
Efendi ile Âşık Mûsâ Efendi’nin türbesi yer almaktadır. Hasan
Sezâî Türbesi’nin önünde cami; caminin önünde şadırvan bulunmaktadır. Şadırvan
Peşteli Mustafa Efendi tarafından M:1751 tarihinde yaptırılmıştır.[7] Caminin güney ve batısında
ise hazire alanı yer almaktadır.
Haziresinde
Osmanlı dönemi mezartaşları ve başlık tipolojisinden[8] örnekler yer almaktadır. Hasan Sezai Dergahı haziresinde bulunan mezar taşları,
Valilik koordinasyonunda yürütülen restorasyon çalışması kapsamında 2022
yılında onarılmıştır.[9] Hasan
Sezai Türbesi’nin önünde, türbe ile minare arasında kalan alanda, biri İlhami
Efendi’ye (Mustafa Paşa soyundan yüksek seyyidlerin başı Ö: 1848), diğeri
Edirne Meclisi Reisi Sadrettin Bey’in kızına ait olmak üzere iki mezar
bulunmaktadır. La’li Fenayi Efendi’nin türbesinin sol yanında II. Abdülhamid
tarafından Edirne’ye sürgün olarak gönderilmiş Kadri Paşa’nın H. 1297:M. 1884
mezarı; hazire içinde, çeşmenin yakınında da Hasan Sezai Efendi’nin iki
hocasının mezarı yer almaktadır.[10] Hazire de ayrıca Gülşeni
tekkesi ve Edirne eşrafından kişiler gömülüdür.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde olup Edirne Kültür
ve Tabiat Varlıklarını Korumu Kurulu’nun 04.07.2003 tarih ve 7697 nolu
kararıyla tescil altına alınmıştır.
Edirne dini turizmine önemli katkılar sağlayan külliye, günümüzde yoğun turist çeken yerlerden biridir.
