Makedonya Kulesi
Makedonya Kulesi, Halk arasında “Memleket Saati”, “Saat Kulesi” adıyla da anılan kuledir. Kentin Çavuşbey Mahallesi Mumcular sokak 9 nolu adreste yer almaktadır.
Roma İmparatoru Hadrianus'un (MS 117–138) hüküm sürdüğü dönemde, imparatorun MS 123–124 yıllarında Trakya'ya gerçekleştirdiği gezi kapsamında Edirne'yi de ziyaret ettiği kabul edilmektedir. Bu dönemde kent, imparatorun onuruna Hadrianopolis ("Hadrian'ın Kenti") adıyla anılmaya başlamış ve Roma İmparatorluğu'nun Trakya bölgesindeki önemli yerleşimlerinden biri hâline gelmiştir.
Hadrian döneminde gerçekleştirilen imar faaliyetleri ve kentin artan stratejik önemi, Hadrianopolis adının yaygınlaşmasında etkili olmuştur.
İmparator bu kente büyük bir sur inşa ettirmiştir. Makedon kulesi, antik kentin savunma mimarisinden günümüze ulaşmış nadir örneklerden biridir. Kare plana sahip olan bu kale çağlar boyu Edirne savunmasında önemli bir rol oynamıştır.[1]
Makedonya Kulesi, Roma döneminde Hadrianopolis kent surlarının bir parçası olarak savunma amaçlı inşa edilmiş olup, Bizans döneminde çeşitli onarım ve güçlendirme çalışmalarıyla kullanımı sürdürülmüştür.
Edirne (Hadrianopolis) Kalesi'nin dört köşesinde
bulunan kulelerden ilki kuzeydoğu köşesindeki Makedonya kulesi, ikincisi
Yelliburgaz veya Kafeskule, üçüncü Germekapı kulesi, dördüncüsü Zindanaltı
kulesidir.
Edirne Kalesi, 19. yüzyıl ortalarına kadar muhafaza
edilmesine rağmen, 1866-1870'den itibaren hastane, okul, hükümet binaları,
kışlalar inşası için vali Hursit Mehmet Paşa zamanında yıkılmaya başlanmış ve
bugün bazı kalıntılardan başka hemen hemen hiçbir izi kalmamıştır.[2]
Edirne'yi çevreleyen surlar üzerinde bulunan kulelerden bugüne ulaşabilen tek örnek olan Makedonya Kulesi, Edirne valilerinden Hacı İzzet Paşa tarafından yıktırılmıştır.
19. yüzyıl sonlarında Osmanlı
imparatorluğu kentlerinde yoğun şekilde yapılan saat kulelerinden birisi de
Vali tarafından Edirne’ye yaptırılmıştır. Kuleye yaptırılan ahşap katlar ve
konulan saatler sonrasında (1867) Makedon Kulesi, "Saat Kulesi"
olarak anılmaya başlanmıştır.
Kule üzerine ahşaptan bir kaideye konan memleket saati
Belediye gelirlerinden 400 lira harcanarak yapılmıştır. Bir mermer üzerine
Hafız Efendi tarafından yazılmış olan tarih şiiri de kulenin doğramacılar
tarafına konmuştur. Dr. Rifat Osman bu tarihi bina ile ilgili şu bilgileri
vermektedir;
“Edirne İtfaiye Teşkilatı, Edirne’ye ilk yangın
tulumbası H:1224 /M:1809-10 senesinde Vali Mustafa Paşa tarafından
getirilmiştir. Ahşap yangın kulesi, Vali Hacı İzzet Paşa tarafından
yaptırılmıştır.
H:1305/M:1887-88 tarihinde kulenin yakınında çıkan bir
yangında bu ahşap kule ve saat kulesi tamamen yanmıştır. H:1308/M:1890-91
yılında belediye kalfası Edirneli Avadis Benliyan Efendi projesine göre, halen
mevcut olan kule, kâgir olarak yapılmıştır.
Kulenin kaidesi, eski Edirne Kalesi’nin bir köşesinde
eskiden (Tekfur Kulesi) denilen burç’un kaidesindeki 10 ½ metre genişliğinde ve
11 ½ metre yüksekliğindedir. Üzerinde yapılan kâgir kısımla beraber tam
yüksekliği 44 ½ metredir. Birinci kulenin yapılış gideri olan dört yüz lira ile
ikinci kâgir kulenin bin beş yüz lirayı bulan inşaat gideri belediye
bütçesinden ödenmiştir.
Mevcut kulenin açılış töreni H:1309/M1891-92 yılının
Ocak ayına rastlar. Mütareke (ateşkes) başlarında Edirne’ye gelen İtalyan
askeri birlikleri bu kale de konaklamışlar ve büyük saat parçalarını adı geçen
askerler çalmışlardır.”[3]
Kule, 1953 yılı depreminde zarar
görmüştür. İstanbul Teknik Üniversitesinin Edirne Saat Kulesi için
hazırladığı bu rapordan sonra Kule’nin üç katı, Edirne’nin silüetini bozduğu
gerekçesi Belediye Reisi Sabahattin Parsoy tarafından 6 Temmuz 1953'de dinamitlenerek
yıktırılmıştır. Aslında kulenin yıkılmasını tetikleyen olay Rezzan ve
Ahmet Yalman imzalı 23.01.1952 tarihli Vatan Gazetesinde çıkan “Edirne’deki
bütün bu güzellikler arasında göze çirkin görünen bir eser de vardır. Bu da
Edirne’nin saat kulesidir.” konulu yazıdır.
Kule, uzun süre terk edilmiş halde kalmış olup bir
dönem de Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü olarak da kullanılmıştır.
Bu bağlamda kültür mirası Makedonya Kulesi 1990’lı yıllarda bir restorasyon geçirmiş olmakla birlikte
Edirne Müzesi tarafından 2002 ve 2003 yıllarında çevresinde kazılar
gerçekleştirilmiştir.
Kule ilgili 2021 yılında "Edirne Eski Saat Kulesi
Restorasyonu Projesi" kapsamında restorasyon çalışmaları başlatılmıştır. Proje kapsamında Edirne'ye
adını veren Roma İmparatoru Hadrianus döneminden bugüne kalan kentin
simgelerinden, 3 medeniyete şahitlik yapmış Makedon Kulesi'nin müze
olarak kullanılması için Yerden 48 metre yükseklikte bulunan kulenin üst
bölümüne de seyir kulesi yapılacağı bildirilmiştir. [4]
Yaklaşık üç yıl süren çalışmaların ardından 2 Mart
2024 günü projeyle ilgili yapılan değerlendirmelerde “Çalışmalarda
ikinci faza geçildiğini, öncelikle kulenin statik çalışmalarının yapıldığı,
daha sonraki süreçte kulenin restorasyonuna geçildiği belirtilirken, ikinci
etap çalışmalarının ihale süreçleri de tamamlanıp işe başlandı. Çalışmaların
yaklaşık 1 yıl sürmesini planlıyoruz. İnşallah planlanan süre sonunda
restorasyonu ve çevre düzenlemesini bitirip kuleyi hizmete açılacağı." [5]
belirtilmiştir.
Restorasyon sonucunda kulenin dış yüzünde ortaya çıkarılan Bizans kitabesi de yapıya değer katmıştır. Yapının orijinal mimarisinde yer alan bu yazı “Ya Rabb nusrat eyle hami-i din muhibbi
İsa olan imparatorumuz Yuvani’ye” cümlesi olduğunu Ahmed Badi efendi de
yayımlamış olduğu Riyaz-ı Belde-i Edirne adlı eserinde belirtmektedir.
Bu bağlamda kitabenin tercümesinin de “Tanrım, dindar ve İsa dostu hükümdarımız İoannes’e yardımcı ol” yazdığını Prof.Dr. Semavi Eyice yayımlamış olduğu “Edirne Saat Kulesi ve Üzerindeki Bizans Kitabesi”[6] adlı makalesinde yer vermektedir.
Kentin yaşayan kültür miraslarından biri olan Makedon Kulesi geçmişi günümüze taşıyan ve kentin kültür turizminin gelişmesinde önderlik edecek kentin önemli kültürel kimliklerinden biridir. Onun içindir ki, yapının orijinal halini korumak restorasyon çalışmalarında çok değerlidir.
Yaklaşık beş yıldır süren çalışmaların ardından Edirne’yi
Balkanlar üzerinden Avrupa’ya bağlayan E-5 yolu üzerinde yer alan bu tarihi yapı kentin kültür turizmine
ayrı bir değer katacaktır.
Özellikle T.C. Ziraat Bankası ile Saraçlar Caddesi kavşağının yayalaştırma projesi kapsamında araç trafiğinin yer altına alınarak T.C. Ziraat Bankası yanındaki binaların yıkılmasıyla kulenin görünürlüğünü artıracak, kentin merkezinde bir meydan oluşumu gerçekleştirilmiş olacaktır.
Kentimizin Avrupa girişinde yer alan Gazi Mihal Hamamı, Mekedon Kulesi ve Yayalaştırma Projesiyle birlikte Saraçlar Caddesi Sokak Sağlıklaştırma Projeleri tamamlandığında bu bölge Edirne’ye yakışan bir görüntüye sahip olacak ve kentin kültür turizm değeri yükselecektir. Kentin kültür değerlerini ayağa kaldırmak için emek harcayanlara minnet duyuyoruz.
Tek dileğimiz kültür mirasımızın uzun süren
restorasyon sürecinin hızla tamamlanıp kentin kültür yaşamına kazandırılmasıdır.
Kule, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 31.05.2017 tarih ve 1468 sayılı kararıyla tescil altına alınmıştır.
Kaynakçalar:
[1] Kırçın, Ş.; Tabak, R.; Yuca, A. (2013)
Edirne taşınmaz kültür varlıkları envantesir cilt:1.- Edirne: Edirne Valiliği
Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yayınları, s.13.
[2] Kurtuluş, İ. Hakkı (2021) Edirne Kaleleri.-
İstanbul: Arkeoloji ve Sanat yayınları, s.;121
[3] Kazancıgil, Ratip (2020) Kazancıgil’in
Çevirisiyle Memleket Saati (Saat Kulesi).- (Dr. Ratip Kazancıgil’in Kaleminden
Edirne adlı kitabın içinde, Cilt:1, s.;242) haz.Ender Bilar.-istanbul:
Hiperyayın no:670
[4] Zeray, A.; Oruçoğlu, R.; (2021) 1900
yıllık Makedon Kulesi'nde restorasyon başladı. Milliyet Gazetesi,
28.12.2021. https://www.milliyet.com.tr/galeri/1900-yillik-makedon-kulesinde-restorasyon-basladi-6670237.
(Erişim Tarihi: 12.02.2023
[5] Balcı, Gökhan (2024) Anadolu Ajansı, 02.03.2024, Makedon Kulesindeki restorasyon çalışmaları 2025’te tamamlanacak, (https://www.aa.com.tr/tr/kultur/makedon-kulesindeki-restorasyon-calismalari-2025te-tamamlanacak/3153124)
[6] Eyice,
Semavi (1980) Edirne Saat Kulesi ve Üzerindeki Bizans Kitabesi, - Güney-Doğu
Avrupa Araştırmaları Dergisi. Yıl: 1979-1980, Sayı: 8-9, sayfa: 1-22
